6 Şubat 2019 Çarşamba

DİZİ TAVSİYELERİM


Merhaba,

Bugün size 5 tane dizi önerisiyle geldim. Aslında benim dizi izleme tarzım eskiden izleyip beğendiğim dizileri tekrar izlemek şeklindeydi ama ısrar kıyamet önerilen bazı diziler bu durumu kırıp yeni diziler keşfetmemi sağladı. Bu yazıda önerdiklerimden 2 tanesini geçen bir ay zarfında izledim birini hala izliyorum ve diğer ikisiyse benim uzun zaman önce izleyip sevdiğim dizilerdi. Bu yazıya dizi seçmek o kadar zor oldu ki sanırım birkaç yazı daha gelecek dizi önerilerinden oluşan :)


Ennnnnnnnnn sevdiğim diziyle başlıyorum.






Dogs Of Berlin (Almanya) : Bu diziye dair uzun bir yazı yazmak istiyorum o kadar ki sevdim hayır içinde gurbetçiler var futbol var dizinin alt notalarında ideolojik mesajlar var nasıl sevmeyeyim. Netflix'in "Dogs Of Berlin"i tam bir toplum çözümlemesi olmuş desem yeri zira Alman toplumunun mozaik yapısını çok güzel anlatmış. Alman Milli Takımının düğüm çözücü oyuncularından "Orkan Erdem" milli takım için öneme sahip bir maç öncesi ölü bulunuyor ve davaya bakan polis ise Nazi bir grupla bağı bulunan Grammer. Grammer'e davada ortak olarak başarılı ve çeteler konusunda da uzman olan Türk polisi Erol Birkan veriliyor. Erol'un cinsel tercihini gay olarak belirlemiş yönetmen Alvart. Bir Nazi Alman polis ve bir gay Türk polis nereden baksan tezat. Bunun yanı sıra Almanya'nın yarası diyebileceğimiz etnik çeteler de dizinin odağında. Dizide çözülmesi gereken bir cinayet eşliğinde , futbol bahisleriyle milyonlar kazanan ,Sırp Tomo Kovac ve Almanya'nın en eli kanlı çetelerinden Tarık Emir  çetesinin vukuatlarını izliyoruz.    Lübnanlı Tarık Emir çetesini diziyi izlerken Türk sananlar olmuş ben en baştan uyarayım dizide Orkan Erdem'in ailesi, Komiser Birkan ve ailesi bir de  polis müfettişi Aykut dışında Türk yok. "Yallah" sözü duyuyorsanız bilin ki Arap çetesinin bir bireyi konuşuyor :)  Twitter'da dizinin yönetmeni Alvart'a bu yüzden  parlayan yurttaşlar görünce utanmadım değil zira "yallah diyen Türk olur mu ne salak adamsın" diyorsun ama ne izlediğini bile bilmiyorsun hem suçlu hem güçlü bir de gitmiş adama "idiot" yazmış ben olsam rezil oldum diye utanır tweeti silerdim bu utanmamış bir de adama "Tarık Emir Türk değil mi?" Diye ikinci ayarını çekiyor hahahah değil bacım afedersin Tarık Emir diye isim de yok o adamın soyadı zaten :))))) Dizinin muziğini ise dizide "Hakim Tarık Emir"i canlandıran Sinan G. yapmış. Bir dönem epey bağımlı gibi dinledim en az 2 hafta ki rap hayranı bile değilimdir :)))))) 



Dark (Almanya): Berlinli köpekleri önüme çıkan herkese tavsiye ederken bir arkadaşım "Dark'ı izledin mi?" Demesi üzerine diziye başladım. Benim kuşak bilir eskiden Tgrt'de yayınlanan "X Files" isimli müthiş bir dizi vardı. Ailecek ve okuldaki tüm arkadaşlar gecenin körü uykulu gözlerle izleyecek kadar hayranıydık. İşte "Dark" yıllar sonra bana en az o kadar heyecanla izleyebileceğim bir dizi oldu. Aslında Stranger Things'e de bir hevesle başlamıştım ama Dark kadar çekmedi beni belki de Almanya'da geçiyor olmasının da etkisi var.

Almanya'nın Winden isimli kasabasında kaybolan "Erik" isimli lise öğrencisi aranmaktadır. 33 yıl önce de kasabada "Mads" isimli çocuk kaybolmuş ve asla bulunamamıştır. Erik'in aramaları sürerken polis memuru Ulrich'in küçük oğlu Mikkel de esrarlı bir şekilde ortadan kaybolur. Yıllar önce kaybolan Mads de Ulrich'in kardeşidir. Bu 3 kayboluşun ortak noktası ise ormanda ,nükleer santral civarında gerçekleşmesidir. Mikkel'in de kayboluşu olayların birbiriyle bağıntısının farkedilmesine ve bazı esrarlı parçaların birleştirilip hayret uyandıran gerçeğin keşfine doğru bir yolculuğun kapısını açıyor. Dizi zamanda gerçekleşen kırılmalardan bahsediyor. Bu konuda daha fazla detay verirsem heyecanını kaçıracak ya da spoiler olacak cümleler kurabilirim diye burada kesiyorum.  Yıllar önce gerçekleşen olayın aslında günümüzdekiyle de bağlantısı olduğunu anlıyorsunuz ve olaylar özellikle de 5. bölümden sonra su gibi akıyor ben 9. bölümdeyim ve 10. bölümde ne olacağını şiddetle merak etmekteyim. Dizide çok fazla aile var ve 86 yılından da sahnelerle karıştırılarak verildiği için isimleri, kimin kim olduğunu vs akılda tutmak belki zor gelebilir. Hatta sırf karıştıracak olanlar düşünülerek dizideki aile bağlarını gösteren şemalar bile yapılmış nette bulabilirsiniz. Diziyi izlerken sıklıkla geçmişe dönebilmenin nasıl bir his olabileceğini düşündüm özellikle bir sahne vardı ki o sahnede ben çok ağladım. Babamla yeniden karşılaşmak nasıl olurdu diye düşündüm ve ağladım...



Annelerimiz  Babalarımız (Almanya) : Dizinin Türkçeye çevrilmiş halini aradığımda bu şekilde buldum ama ne kadar doğru bilemiyorum. Alman dizisi izlemek  beni Almanca kursuna yazılmaya itti :) Yarın bunu yapacağım sanırım :)))))

Gelelim dizinin konusuna, 2. Dünya Savaşı dönemi Almanya'sında geçen dizide bir grup genç arkadaşın hayatlarının savaşla birlikte nasıl değiştiğini, aşk ve vatanseverlik gibi kavramları yeniden nasıl yorumlamak zorunda kaldıklarını izliyoruz. İradeniz dışında değişen hayatlarınız sizi asla olmak istemediğiniz biri yapabiliyor ve bu değişimi belki de hiç yadırgamıyorsunuz..   Bu 3 bölümlük minicik dizi sizi savaşın soğuk yüzüyle buluştururken bir kere daha "savaş" kavramının ne kadar anlamsız ve hayatlara aslında sandığımızdan çok ama çok daha büyük zararlar verdiğini gözler önüne seriyor. Sadece 3 bölümde bile karakterlerdeki o muazzam değişimler o kadar güzel işlenmiş ki... Bir yandan hayatta kalma savaşı bir yandan da "asla" dediğimiz şeyleri yaparken onların aslında birer "şart" olduğunu tecrübe etme hali... Bilmiyorum özellikle dizideki bir karakterin değişimi beni çok etkilemişti. Ben 2. Dünya Savaşını Amerikan Yapımları yerine Alman Yapımlarından izlemeyi daha çok seviyorum. Bu sayede Alman Toplumunun özeleştiri yaptığına da inanıyorum elbette bir çok şeyi tazmine yetmese de bu özeleştirinin dünyanın gözünün önüne serileceği şekliyle yapılabilmesi de güzel zira 2. Dünya Savaşı şu dünyanın gördüğü en korkunç kıyımlardan biriydi...


 

Friday Night Dinner (İngiltere): Bundan yıllar önce Londra'da çok minnoş bir yaşam tecrübem oluşundan mütevellit İngiliz Yapımlarını çok seviyorum fonda eskiden gezdiğim sokakları görmek beni mutlu ediyor.  Genelde  izlediğim İngiliz Dizileri dönem dizileri olsa da bu ve birkaç tanesi de absürd komedi tarzında :)  Dizinin kahramanları Jackie ve Martin'in Adam ve Jonny isimli 2 oğlu vardır ve aile  her cuma akşam yemeğinde aile evinde toplanır. Zaman zaman davetsiz misafirleri de akşamlarına dahil olur bu davetsiz misafirlerden en sık göreceğiniz karakterse mahalle sakini Jim. Jim biraz tuhaf bir karakter ama ailemizin eline tuhaflıkta su dahi dökemez :)))))   Dizi tam kafa dağıtmalık tabir ettiğimiz dizilerden ve İngiliz Komedisinin de güzel bir örneği olmuş bence :) Önerdiğim tüm kasvetli ve tempolu dizilerin yanında bu listede bir de kafa dağıtma amaçlı dizi şarttı bence :) Özetle absürd komedi severim derseniz buyurunuz ailemiz akşam yemeğine masaya bir tabak da sizin için koysun :))))





You (Amerika): Ve şuara sıklıkla adını duyduğunuzu düşündüğüm "You" benim de listemde. Aslında önce bu diziyi izlemiştim akabinde izlediğim "Dogs Of Berlin" ve "Dark"  "You"yu son sıralara gerilettiyse de dizi güzeldi. Arka fonda New York ve bir de kitabevi olunca diziyi izlerken hoş vakit geçirme oranım arttı :) Kendisi de yazar olmak isteyen Guinevere bir gün bir kitapçıdan içeri girer ama girmeyeydi iyiydi  :))) Kitabevinin sahibi Joe ile biraz sohbet ederler ve Joe kızcağıza kafayı takar, onu netten araştırır ve hayatıyla ilgili bir miktar bilgi sahibi olduktan sonra kızımızı takip etmeye başlar. Joe'nun takıntıları "sevgili" kisvesiyle kızımızın hayatına girdikten sonra kızımızı ve birçok bağıntılı hayatı derinden sarsacaktır. Son bölümü biraz beklentimin altındaydı olaylar biraz hızlı gelişti sanki ne bileyim böyle bir son beklemiyordum bir de çocuk işlediği suçları  hiç açık vermeden gerçekleştiriyor da bu gelişmiş teknolojiye rağmen onu nasıl başarıyor bilemedim bazı şeyler atlanmış gibiydi.

Aslında bu diziyi izlerken sosyal medyanın ne kadar büyük açıklar teşkil ettiğini bir kere daha farkettim. İstediğiniz çoğu kişinin sosyal medya hesaplarına biraz bakıp hayatları , en yakınları, özel zevkleriyle ilgili bilgi edinebiliyorsanız bir de düşündüm kız bir de ağzına geleni blogunda yazıyorsa ohhh mis gibi stalk malzemesi:))))))))))))))))

Benim önerilerim bu şekilde. Sizin de önerileriniz varsa beklerim :)

Kapanışı Dark'ın başlangıç müziğiyle yapayım istedim. Ben bu şarkıya bayıldım (buraya siyah bir kalp koymuşum gibi olsun :)




26 yorum:

  1. Dizi izleyemiyorum. Size imrendim :) Avrupa Yakası vardı bir zamanlar. Müptelasıydım. Fırsat bulsam tekrar tekrar izleyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de eskiden izleyip sevdiğim dizileri tekrar tekrar izlerdim ama bu ara çok tavsiye edilen yapımlar olunca karşı koyamadım iyi ki de izlemişim diyorum güzel diziler izledim son dönemde. Sanki siz de "Dark"ı izleseniz seversiniz diye düşünüyorum yazılarınızdan dolayı öyle bir fikre kapıldım :)

      Sil
  2. Ben bugünlerde Peaky Blinders izliyorum tavsiye ederim,kaliteli bir yapım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Not alıyorum ben de bakayım. Teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Dog s of berlin i merak ediyorum, darka cesaret eder miyim bilmem. You dizisine basladim fena degil ☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dogs Of Berlin'den sonra You bana eh işte kategorisinde gelmişti. Dark şiddetle tavsiyemdir niye cesaret edemeyesiniz ki? :)

      Sil
  4. dark yakında yeni sezon geliyoooo :) you ya bayıldım yaaaa bekliyom yeni sezonuuu :) diğerleri aklımda olsuun. durmaksızın dizi izliyom geceleriii :) dizi aradığın zaman bak blogumaaaa o kadar çok var kiii :)

    YanıtlaSil
  5. üstte yorumda var. peaky 2017 de en iyi dizi seçildi. çok iyi dizi. onun da yeni sezonu geliyooo :)

    YanıtlaSil
  6. You benim listemde de mevcut :) Bu aralar çok karışık dizi izliyorum. Yarım dizilerim bitince yazdığın diğer dizileri de inceleyeceğim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  7. Dizi izleyecegimden değil de yazılarını özledim de geldim. Biraz da relax olmak için. Ki iyi de geldi. Yazini bir solukta keyifle okudum. Twitter'daki o saydıran adama da çok güldüm. 😄 Şimdi o neresinden başlayacağımı bilemediğim işlerime döneyim... Canım çok öpüyorum seni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi yaptın hoşgeldin Zülal'im. Twitter'daki bir genç hanımdı heyecanla izlemiş ama ne izlediğini bilmeyen :) Ben de seni ve Bahadır'ımı çokça öperim Zülal'im :)

      Sil
  8. Dizi tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Bırakın izlemeyi hiç duymamıştım bile teşekkür ederim...Paylaşımlarınızı keyifle takip etmeye çalışıyorum, daima yazarsınız inşaallah. Sabırla dirayetle :)...Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Furkan Bey daha önce de blogumu takibe alıp bir yorum atıp sonra takipten çıkmıştınız diye anımsıyorum. Hatırlatayım istedim. Selam ve dua ile...

      Sil
    2. Yorum attığımı ve takip ettiğimi hatırlıyorum ama çıktığımı hatırlamıyorum. Bir ara sadece tüm herkesi anonim olarak takip ettim ve şimdi tekrar herkese açık yaptım. Bu attığım yorumda çoğu arkadaşımızın paylaşımlarını görüyorum ama yorum atmaya vakit olmuyor genel olarak takip ettiklerime yorum yapmak istedim... Beni takip edin demedim dikkat ederseniz. Kırıcı bir ithamda bulunmanız üzdü... Selam ve Dua ile...

      Sil
    3. Furkan bey "itham" yok "diye anımsıyorum" kalıbı var orada. Ben zaten takibe takip ya da yoruma yorum olayına hiç girmiyorum amacım "okur" kazanmak. Anonim takip meselesine vakıf değilim doğrudur. Kırıcı bir cümle varsa özrümü de dilerim neticede yazışıyoruz yanlış anlaşılmalar olabiliyor.

      Sil
    4. Yanlış anlamışda olabilirim bir an ben de özür dilerim... Her neyse sonuçta hep paylaşım yapın uzun yıllar burada olun bizde bakalım paylaşımlarınıza:) ... Selam ve Dua ile...

      Sil
    5. Bir yanlış anlaşılmadır olmuş çift taraflı :) Siz tekrar kusura bakmayın 2 yıl yorumlarımı kapattım sadece yoruma yorum ve takibe takipçiler gelmesin diye. Geçenlerde bir yorum aldım hatta "bu otomatik yorumdur siz de bana takibe gelin" tarzı. Burada bir emek verip yazı yazıyorum sonra bu tarz yorumlar olunca da sinir oluyor insan. Blogger'da amaç takipçi değil okur olmalı... Size patlayıp kırmak istemedim. Kimseyi kırmak istemem o yüzden yeniden yazayım. Zarafetle karşılık verdiğiniz için de ayrıca teşekkürler.

      Sil
  9. Merhaba, Değerli Blog Arkadaşım; İnsana Davet sitesinde "Blog Keşif Etkinliği ve Önemli Duyuru" başlıklı yazımızda size de yer verdik. Hemde önemli bir duyuru içeriyor... Bakmak isterseniz beklerim...Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okudum çok teşekkürler kıymet verip dahil ettiğiniz için:) Selamlar.

      Sil
  10. Merhaba .
    Bloğunuzu takip ettim . Bloğuma sizi de beklerim .Teşekkürler

    YanıtlaSil

"Güzel yazı, emeğinize sağlık, benim sitem de şu ben de beklerim, bu bir otomatik yorumdur" tarzı sadece yorum yapmış olmak ve link bırakmak amacıyla yapılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Alakanıza teşekkürler :)