26 Ekim 2015 Pazartesi

Kürtaj

Merhaba!


Sonunda tam tekmil dönebildim bloga :) Bildiğiniz üzere hastaydım ve  iyileşme dönemi sandığımdan da uzun sürüyormuş... Epey ara verdim neredeyse 1 aydır yokum bu süreçte beni yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim :)

Dün gece maillerimin arasında okuma listelerimi her ay düzenli olarak takip eden bir okuyucumdan gelen ilginç bir mail vardı...


Kürtaj isimli kitabı listemde görmüş ve kitaptan bahsederken verdiğim tepkiden dolayı da kitabı çok merak etmiş fakat bulamadığını belirtmiş. Kitapla ve konuya bakışımla ilgili daha geniş bir bilgi vermemi istemiş. Seve seve diyerek bu yazımı kendisiyle ve sizlerle paylaşıyorum.

Öncelikle kürtaj konu olarak inanılmaz sıkıntılı.. Yani üzerine yorum yapma ya da tartışma hakkını kendimde görmüyorum.. Şuna eminim ki hiçbir kadın bedeninden kopan bir cenazeyi kendi isteğiyle uğurlamaz.. Ya sağlık sebepleri ya gelecek endişesi ne bileyim bir şeyler sebep olmuştur.. Ne yargılaması ne sorgusu bana düşer...




Kendi fikrimi sorarsanız benim en büyük hayallerimden biriydi anne olmak.. Ancak şu ana dek nasip olmadı.. Olur mu bilmem fakat öyle bir durumla karşı karşıya kaldığımda artık bu karar tek alabileceğim karar olmaktan çıkmıştır diye düşünürüm.. Eşimle birlikte mütabakata vararak doğurmak ya da doğurmamak kararını verebilirim diye düşünüyorum.. Yani tek başına alınabilecek kararlardan biri değil asla. Tabi ki sağlıkla ilgili bir sebep de yoksa ben kendi adıma bunun altını yeniden çizeyim kendi adıma asla taraftarı değilim.. Dediğim gibi hayatta en büyük hayalimdi anne olmak.. Kanımdan, canımdan bir parçamdan... Hayattaki yansımamdan vazgeçmek.. Bilmiyorum bana o kadar uzak ki...

Ben taraftar olmasam da kürtaj bir şekilde çözüm/tercih olabiliyor kadınlar için ve dediğim gibi saygıyla karşılıyorum... Tek dileyebileceğim bir kadının asla bu tercihle yüz yüze gelmesidir.. Ne yazık ki fazlaca eminim ki, hayatta alınabilecek en zor kararlardan biridir kürtaj... Bununla yüzleşmiş kadınlara da sabır ve güç dilerim.. Bir kadın olarak zor bir karar vermişler..

Gelelim kitaba.. Okuyucum mailinde şu cümleyi kurmuş "Kitaba çok sert yaklaşmışsın. Bulup okuyamadım nedenini biraz açar mısın? Kürtaj genel olarak karşıt fikirli yaklaştığın bir durum mu?"

Yukarıda yeterince açık belirttim sanırım kürtajla ilgili fikrimi... Kitaba gelecek olursak, Balıkesir'de bir kitabevinin "1-2-3 lira" şeklinde bir indirim köşesi vardı görünce çok şaşırdım ve o köşeden hemen alıp kütüphanemden ağırlamam  gerektiğini düşündüm.. Bunun nedeni de ben bu kitabı alırken, bir kadının acı hikayesine ortak olmak, okuyarak destek verebilmek amacındaydım.. Dedim ya annelik benim adıma en kutsal şeylerden biri ve bundan vazgeçebilen bir kadının öyküsünü okuyup, barındırdıklarını paylaşmak istedim ama....


Ya çeviri berbattı ya da kadın soğuk kanlı bir psikopat.. Bebeğinden, olaydan, o andan bahsederken o kadar soğuk kanlıydı ki.. Gidip bir tokat atıp "sen iyi misin?!" diye sormak istedim.. Rahatlaması, mutluluğu, soğuk kanlılığı saman kağıttan çıkıp kanınıza zerk oluyor ve inanılmaz rahatsız oluyorsunuz.. Yani zor durumda kaldığını anlıyorum ancak aldırdığı bebeğin minik cesedine isim takmak ve bununla eğlenmek?

Bir de olayı açık seçik net bir şekilde tüm süreçleri atlamadan yazması.. Bilmem ki belki de bu durumlarla yüzleşmediğim için iticiydi ya da ne bileyim midem lüzumundan fazla hassastı ya da belki ben aşırı hassasım bilmiyorum....

İnanılmaz midem bulanmıştı hala da o satırlar aklıma geldikçe yüzüm düşüyor, kanım çekiliyor bilmiyorum anlatım korkunçtu.. Bu kitabı sevemedim.. Bir kadının acı hikayesi değil de soğuk kanlılığının yüzüme çarpmasını sevmedim..

Konu kürtaj değil konu kitabın dili..  Ben okuduğum günün gecesi hiç uyuyamadım ve sıklıkla midem bulandığı için gözlerimi sıkıp kendimi yatakta iki büklüm bırakıp öylece gözümde canlanan görüntülerden kurtulmaya çalıştım.. Lütfen denk gelirseniz okumayın..


Hepsi bu.. Dilerim yeterli bilgiyi verebilmişimdir..

21 yorum:

  1. Bu kadar hassas bir kadin bu konuyu nasil boyle sogukkanlilikla anlatabilir ki bu konu hakkinda yorum yapmak bana dusmez pek aslinda sen de ayni sekilde soylemissin ben de ilerde insallah anne olmayi cok ama cok istiyorum fakat aman yasaklansin bu olay gibilerinden bakamiyorum dogurdugu halde anne olmayi beceremeyen insan o kadar cok ki kendi canina nasil boyle davranirlar bilemiyorum. Kurtaj konusuna sicak ya da soguk degilim cok yorum da yapamiyorum sahsen cunku herkesin bu konuda bir takim disunceleri var sen boyle bahsedince kitabi merak ettim eger gercek bir olay da epey bir ruhsal bozuklugu var demek ki kadinin da yoksa mumkun mu kendi canindan sogukkanlilikla bahsetmek..iyi ki paylasmissin bizlerin de haberi olmus Dilekcim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derin kesinlikle aynı düşünüyoruz. Yasaklanmalı vs diye bir düşünce geliştiremiyorum zira hayati riski olan annelerin ya da sorunlu gebeliklerin tıbben de durdurulması gereken durumların tek alternatifi kürtaj ancak dediğim gibi bu durumlar dışında da yaptıranlar var ben de sadece saygı duyabilirim.

      Yargılamak, hüküm vermek bana düşmez ancak kendi tercihim olmayacağı gibi kadının kaybını değil de "rahatlamasını" anlattığı bir kitap oluşu yüzünden ve detayları aşırı derece açık seçik anlatması yüzünden zorlanarak okudum..

      Sil
  2. Kürtaj konusunda aydın ve özgürlükçü düşüncelerden biraz ayrılıyorum. Kürtaja karşıyım. Çünkü bu tam olarak ne anneyi ne de babayı ilgilendirir. Burada üçüncü bir insan var ve onu ilgilendirir. O da yaşamayı seçmiş ki cenin olmuş, kalbi var, atıyor. Üstelik 21 günlükken o kalp atışları duyulur hale geliyor. Sağlıklıyken sökülüp hayattan atılması insanlıkçı gelmiyor bana.
    Tecavüz sonucu olmadıkça ve annenin sağlık problemleri gerekçe olmadıkça hiç bir kadının tek başına yok hazır değilim, yok bakamam, yok şu yok bu diyerek keyfi olarak üçüncü bir kişinin hayatına son verme hakkı olmadığını düşünüyor ve pek çok çift açısından aaa! sürpriz oldu, aa! beklemiyorduk, hiç yeri zamanı değil gibilerinden kürtaj nedenleri uydurulmasını hoş karşılamıyorum. Ve aynen şunu söylüyorum. Madem öyle, yapmasaydınız. Bu kadar basit... Kim ne düşünürse düşünsün, bu konuda çok katıyım. Sırf kendini ifade etme kabiliyeti olmadığı için cinayetin kurbanını değil de failini savunacak kadar vicdansız olamam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sizinle aynı fikirdeyim .duygu ve düşüncelerime tercüman olmuşsunuz

      Sil
    2. Teşekkür ederim Zehra hanım. Ne kadardır içimde biriktirmişim. Sağolsun, Dilek'in bu anlamlı yayını vasıtasıyla dile getirmiş oldum...

      Sil
  3. Sırf hazır olmadıkları ve gözleri korktuğu için sağlıklı doğacak kardeşimi elimden alan (yaşasaydı şimdi 29 yaşında olacaktı) annem ve babama olan öfkem kürtaj konusundaki kararlılığımın nedenlerinden biri olabilir tabi...
    Ve keyfi olarak dört çocuk aldırmış olan kayın validem...
    Şimdi eşim de ben de tek çocuğuz. Ve anne babalarımızın tek pişmanlığı o çocukları aldırmış olmak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( Seni anlıyorum ve destekliyorum.. Keyfi sebeplerle sırf kurtulmak için aldırılan çocuk fikrine asla sıcak bakmıyorum. Hele böyle yaşanmışlıklar olunca insana iki katı ağır geliyordur ve iki katı öfke duyuyordur seni çok ama çok iyi anlıyorum...

      Sil
    2. kürtajı başından sonuna izlemiş bir sağlıkçı olarak,fiziksel ve duygusal anlamda tam bir travma olduğunu söyleyebilirim.yaşamadan bile bunu hissediyorsunuz..

      Sil
    3. Eminim öyledir.. Çok zordur ve yaşayan tüm kadınlar etkilenmiştir.. Yazarımız hafif atlatmış durumu sanırım..

      Sil
  4. Sayfanıza tesadüfen geldim, oradan oraya atlarken. Anlatımınız çok ılımlı. Empati seviyesi çok yüksek, böyle hassas bir konu olmasına rağmen. Pek bi sevdim. ;) Bu arada Balıkesir'li misiniz? Benim de ailem orada, aslen oralıyız.
    Takibe alıyorum sizi. Merak ederseniz bana da beklerim. Sevgiler... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu güzel sözlere çok sevindim şu an. Elimden geldiğince her olayda empati kurmaya çalışıyorum.. Hele ki bazı durumlarla denk gelmeden ahkam kesmek en sevmediğim şeylerden..

      İyi ki geldiniz çok sevindim ve derhal takibe aldım :) Balıkesir'de teyzem var ziyarete gitmiştim ama çok sevdim memleketinizi :)

      Sil
  5. Konuyu görünce aha dedim kürtajla ilgili muhteşem bir kitap anlatımı geliyor. Yorumunuzu okudukça kitaptan soğudum ben bir anneyim ve sağlık koşulları dışında kürtaja karşıyım. Oysa bu kitap kürtajın mecburiyetini, cenin ile anne arasındaki duygusal bağı anlatsaydı tadından okunmazdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Ben bekledim kendi travmasını ve yaşadığı zorlukları paylaşacak diye ama dili o kadar donuk ki..

      "Gittim, aldırdım, müdahaleyi yapan kadın şöyleydi" Bu şekilde motomot bir tavır... Kitabı hiç sevmedim...

      Sil
  6. aman aman okumamak lazım evet :) ama kürtaj olmak durumunda, zorunda olan insanlar olabilir. şu hayatın en zor konularından biri bu ya. kimsenin başına gelmesin tabii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette zorunluluk olabilir hatta olmayadabilir kimseyi yargılamak ya da "taşlamak" değil amacım. Herkes ne yaşadığını kendi bilir neticede.. Ben sadece kadının anlatımı hiç ama hiç sevmedim :(

      Sil
  7. Blogunuzu yrni kesfettim takipteyim blogumsda beklrtim

    YanıtlaSil
  8. Allah kimseye böyle bir karar vermek zorunda bırakmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kocaman bir amin diyerek katılıyorum söylediğinize.

      Sil

Yorum bırakanları sevdiğimi biliyorsunuz e hadi! :)