27 Ocak 2015 Salı

Dilek'in çocuklarla imtihanı vol 1: Mantığa sığmayan sorular

Hikayemi en baştan takip edenler bilir 5. sınıfların İngilizce Öğretmeniydim ve fakat bir sebepten istifa etmek durumunda kaldım. Olay tarafımdan yargıya intikal ettirildiği için süreçle ilgili açıklama yapamayacağım ancak özetle istifa ettim hatta öyle bir zamana denk geldi ki bebelerin karnelerini göremedim... Yok erken konuşmuşum geçtiğimiz cuma bir grup küçük misafirim ellerinde sardunyaları ve karneleriyle beni ziyarete gelmişlerdi!!! Allahım ahde vefa? Hem de bu yaşta? Değişmeyin olur mu siz temiz kalırsanız dünya da temiz kalacak canım evlatlarım!!!




Bebelerim kız istemeye gelir gibi iki dirhem bir çekirdektiler hele çiçekleri :D Neyse içeri geldiler ve Dilek'in çocukla imtihanı vol:kimbilir kaç da burada başladı..  O dolbydigital sesleriyle başladılar her bir şeyi sorgulamaya!!! O ana dek dutla bülbül arasındaki ilişkiyi kendilerine felsefe edinen çocuklarla geçirdiğim o iki saat beni çoluk çocuğa karışmak ya da karışmamak adına yeniden düşünmeye sevk edecekti. Bir grup kısa boylu yetişkinle konuştuğumu düşündüren anlar 10 bilemedin 15 dakikayla sınırlı kaldı... Akabinde başlayan soru bombardımanı benim gözlerimin açılabileceği boyutu tekrar sınamama neden olacaktı...
Kırmızı saçlı halimi gören bir çocuğun "Aaaa öğretmenim saçlarınızı niye boyattınız ki gerçek rengi ne kadar güzelmiş" demesiyle başlayan soru silsilesi baya baya daha daha absürdleşerek devam etti ne cevap mı verdim? Gerçekte "oğlum allahtan kork fen öğretmeninin emekleri gözüne dizine dursun edepsiz! İnsan kırmızı saçla doğar mı?" demek istesem de "Boya o canım gerçek rengi bu" diyebildim ve karşı atakla bana "ama uçları başka renk" dediyse de ses etmedim dünyasını başına yıkmadım.



6 yaş  halimi gelinlikle gören bebenin "Öğretmenim neden gelinlik giydiniz ki?" sorusuna veremediğim cevabı takiben "Kocanız ne zaman gelir onu da görelim" sorusuyla doruğa yükselen ne yapacağını bilemezlik "Ben evli değilim" cevabıyla yatışsa da az sonra bir bebenin "öğretmenim bu antikalar kullanılmış mı?" demesiyle yerini şaşkınlığa bıraktı. "Evet canım kullanılmış, eskimiş,anı olmuş" cevabıyla mizah yaptığını düşündüğüm ufaklığa yanlış topu paslamışım "Peki bu güğümü Hürrem Sultan kullanıp mı size verdi?" diyen çocuk sol yanıma gelecekle ilgili sızıyı bıraktı da gitti!!! "Yok kurban Hürrem onu bize hediye etti hiç kullanmadan çünkü o sıralar Şehzade Mustafa'yla ilgilenmekten sıra güğüme gelmemiş gadasını aldığım" deme istesem de şok olmuşluğum bir miktar hafızamdan çaldı sanırım tam gülecekken bir diğeri çıkıp "peki tüm antikaların sahibi var mıydı yoksa siz onları buldunuz mu?" diyerek çenemi şaşkınlıktan dizime düşürdü.. Bir diğeri "kaç ülkeye gittiniz?" diyerek günümüze çağırsa da aldığı cevaptan az sonra gördüğü Kırgız çadırlarını işaret edip "Çin! Çin'e gittiniz değil mi? Bu çadırlardan anladım" deyince bir çocuğun Çin'e dair algısına da hayretler içinde kaldım. Niye çocuğum insanlar Çin'de yörük çadırlarında mı kalıyorlar etme! Çok sürmedi bir diğerinin atılıp "Hocam Docu-Fest ne demek yani şu terliklerin üstünde yazan?" demesi.. "Documentary Festival yani belgesel festivali" dedim ama demeyeydim! Aldığım karşılık "aaa ne güzel belgeselde mi oynadınız? Keşke okulda izletseydiniz" olunca artık mantık belli bir süre sonra beni terk edip acil servise gitti.


Zamanlaması mükemmel annemin getirdiği portakal suyuyla azıcık oturup hasbihale dalacaklar sandımsa da bir tanesi "anneniz bunları elle sıktı değil mi? posası var da ondan anladım keşke sıkacak kullansaydı" demesiyle huniye yakın hissettiğim doğrudur ve aynı çocuğun "abla(!)ya zahmet oldu bari boşları ben götüreyim hadi lan çabuk için" demesi kahkaha attığım andı. Abla dediği annem çünkü :D Neyse sonra gittiler ve o an anladım neden çocukları çok sevdiğimi... Mantığa henüz yenilmedikleri ve bunca pisliğin içinde bu kadar saf kalabildikleri için sanırım.. Yolunuz açık olsun canım çocuklarım. Bir gün yeniden denk gelmek dileğiyle (Allahım ne olur bu denk geliş bir uçakta olmasın kokpite sızarlar diyedir tüm korkum :D ) Buarada komiktir giderken söz aldılar yeniden geleceklermiş odalarımızı gezdirmeliymişim her şey İngilizce mi ve yurtdışından alınmış şeyler var mıymış ona bakacaklarmış :D

24 yorum:

  1. Sevgili miniklerinize tekrar kavuşmanızı dilerim. Kutsal bir mesleğiniz var. Dilerim bu ayrılık uzun sürmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler ancak geri dönmeyeceğim kat-i suretle.. :)

      Sil
    2. :( Keşke sizin gibi gönlü zengin bir eğitimci üzülmeseydi:(

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim yok inanın hiç üzülmedim zira çok güzel bir eğitimim var bunun için de eğitimci anneme sonsuz şükran borçluyum bu eğitimim sayesinde haksızlıklar karşısında eğilip bükülmek yerine hakkımı arıyorum. Dediğim gibi hiç üzgün değilim ve adalete de fazlasıyla güveniyorum :))

      Sil
  2. Sevgili ex-öğretmenimiz, çocukların sizin gibi eğitimcilerle yolu kesişmesi ne büyük şans. Siz güzel ışığınızla heryerde aydınlatmaya devam edersiniz bulunduğunuz yeri, her şey tamda gönlünüzce olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz Hanım sizin blogunuza bayılıyorum!!! Ne kadar mutlu oldum sizden yorum alınca!! Çok zarifsiniz çok çok teşekkür ederim.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Canım benim!!! Yazmaz mıyım? Hele de sen okuyorsan :)

      Sil
  4. Ay yerim ben onların sorularını ya! :) nasıl güldürdüler beni okurken. Çok şanslılar ki senin gibi bir öğretmenleri olmuşlar. Çok şanslıyız senin yazılarını okuyoruz. Yine şanslıyız, bu miniklerin saflıkları, güzellikleriyle okuyarak da olsa tanıştık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok zarfisiniz çok mutlu oldum cidden yazdıklarımdan bu ışık geçiyorsa ne mutlu bana!!

      Sil
  5. Great post
    Would you like to follow each other ? I'll follow back after it

    Www.miharujulie.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sure I would love to but are you following me because I can't reach your blog.

      Sil
  6. Oyy yerim ben bu öğrencileri,ısırırım tontik yanaklarından. Kendini sevdiren öğretmen zor bulunuyor. Özellikle de Ingilizce öğretmenleri . Sen zoru başarıyorsun emek veriyorsun ama bunu sadece öğrenciler görüyor. Eğitimci olduğunu iddia eden yöneticiler asla görmez. Sende bu azim ve aşk olduktan sonra sırtın yere gelmez kuzum. Bir de böyle huniye bağlayan öğrenciler de varsa ohooo daha ne olsun. Öpüyorum yanacıklarindan. Hmm şey hocam ya var mı şöyle uzaklardan anılarla kaplı fotoğraflar. Aşeriyorum herhalde :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Olmaz mı kuzum senin için yazı yazacağım bol anılı fotoğraf içeren hem de yarın! :)

      Sil
    2. Sen de kuzum ve iyi ki varsın! :)

      Sil
  7. Yaaa cok tatli bi yazi olmus. Cocuklarin fen ogretmenine burdan selamlar :) bu arada yazi icin kullandiginiz o fotografa da bayiliyorum yaziya cok yakismis

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) Fen öğretmeni de ne yapsın çocuğun hayal gücü çok derin :D Fotoğraflara ben de hayranım tam bizimkilerin muzipliğini anlatıyorlar :D

      Sil
  8. Sıcacık yazılarınızı zevkle okuyorum fotograflarda ayrı bir güzel :)

    YanıtlaSil
  9. Memleketin kanayan yarası. Beni bile aşkla, şevkle yaptığım şeyden soğutup yalnız özel ders vermeye mahkum eden sistemin içine tüküreyim. Onu da para için filan değil düpedüz yardım için ve sevdiğim şeyden mahrum kalmamak için yapar oldum. O kadar az ki senin gibi eğitimciler... Sırıtıyoruz bu yüzden. Dikkat çekiyoruz. Çarkın dişlisi olmadığımız için direkt bize yükleniliyor. Bezdiriliyoruz ve meydanı onlara bırakıyoruz. İnşallah senin akademik kariyerin gönlünce olur. Ben de enerji toplayıp o tip salaş, umarsız, ilgisiz, fasa fiso tip sözde eğitimcilerle yeniden yüzleşme gücü topladığımda kafama göre bir kurumla çalışırım herhalde, bakalım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim! Şu an kesinlikle tekrar dönmek istemediğim bir yer ama bu destekleriniz ne kadar güç veriyor bu güzel temennileriniz. Fidan dua gibi geldi kuzum bu akademik kariyer dileğin.. Diliyorum ki güzel kalbindeki her şey de tez vakitte hayatında yerini alsın!! Çok mutlu öğrencilerin olurdu eminim ve söylemeye gerek yok sanırım yetiştireceğin neslin kalitesini.. Ah diyorum bırakıyorum ki göğe yükselsin...

      Sil
  10. Umarim hersey gonlunuzce olur..yazinizi cok begendim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Gülin Hanım çok zarifsiniz. Çok sevgiler.

      Sil

Yorum bırakanları sevdiğimi biliyorsunuz e hadi! :)