20 Mayıs 2014 Salı

Çerkes Sürgününün Anısına Saygıyla

Büyük Çerkes Sürgünü 150 Yaşında

Acıyı her kabulleniş daha büyük acıları doğrurur diye bir laf söylemiş ya eskiler..
Doğru aslında acıyı ve zulmü her kabul ediş bir diğerini doğurur.. Bu döngüyü kırıp acıya direnenler de her katreden tekrar ve tekrar doğarlar.. Size bugün burada vay efendim binbilmem kaç yılında Çerkesler şurada siyasi hayatlarına başladılardı da vay efendim şöyle sürüldülerdi de diye anlatmayacağım.. Bir Çerkes kızı olarak artık allah kulunu zapteyle delini mantığıyla içimden geçenleri notalı notalı haykırmayı düşünüyorum bir başlayayım bakayım neler akacak klavyenin diğer tarafına..

Hafızanın ve hafızasızlığın mutlak suretle en ağır tartışmalara konu olduğu ve beyin kıvrımlarında hafızanın henüz yerinin çözülmediği çağımızda ben hafızanın sonraki nesle insan eliyle aktarılıp canlı tutulması gereken anıların saklandığına dair bir fikrim var nacizane.. Yoksa nasıl olur da sürgün görmemiş bir nesil olarak bizler bu sürgünü derinlerde bu denli sindirirerek yaşayabiliriz ki? Affola ama insanları asimile edebilirsiniz peki ya yaşananları? O kocaman acıları? Çaresizliği ve ıssızlığı kağıda dökünce çok da afili olmuyor ki be azizim.. Yıllardır ıssız ve kimsesiz bırakılan bir coğrafyanın yeni nesil mahsulü olarak diyorum ki, acılarımızın kıymeti kendinden menkul! Nev-i şahsımıza münhasır acılarımız ve maalesef ortak olmayan paydalarımız mevcut.. Sizler bizi anlayabilir misiniz azizim? Üstad bilir misiniz vatanından evinden kovulmak ne demek? Nereye gider insan bu denli ötelenmiş öfkelerini ve yoksayılmış varlığını da alıp? Durun ben söyleyeyim bir göç kültürüyle büyümediyseniz ve acılarınızı akordiyonlarınıza hapsedip acılı şarkılar bestelemek zorunda bırakılmadıysanız bilemezsiniz..
Acıyla yoğrulan bir dimağa mecbur yaşamasın diye Kafkas coğrafyasından göçmüş gelmiş pardon kaçırılıp yaşatılmaya çalışılmış  o çocuktu dedem.. Köyünü özleyen ve köyüne son bir vedası esirgenen ve o halin burukluğuyla son nefesini veren..
Neden? Evet ilk akla gelen soru bu.. Hayır ben niye gidiyorum? Beni niye gönderiyorsun sen niye kalansın ben gitmeye zorlanan? Tahminler ve varsayımlarla dolu şu hayatta biz Çerkesler hayır gitmeye zorlanan, gitmesi dayatılan taraf olmamalıyız. Neden mi? Özlüyoruz hem de kimimiz o hiç görmediği memalik-i çerakiseyi evi kabullenmiş ve bir gün dönme hevesiyle o kırılgan ve naif umutla özlüyoruz hem de.. Peki şimdi bu göç kültürüne o acılı coğrafyaya yapılacak hiçbir şey mi kalmadı? Hepimiz bir parça da insanlık ummayalım mı geri kalanlardan? Sizden yani bu oyuna taraf olmayanlardan? Bariz bir şeyler yani politik şeyler yazmak gereği görmüyorum zira bugün herkes durduğu yerden bakınca aynı şeyi görüyordur  insan haklarını ve ne denli çiğnendiğini.. Yani "haklılığımızı".. Hakkımız olanı istediğimizi.. Destek veren ve okuyan herkese teşekkürlerimle.. Yeryüzünde vatanından, toprağından sürülerek acı bir şekilde ayrı düşmeye mecbur kalan tüm insanlara; önünüzde saygıyla eğiliyorum.. İyi ki direndiniz.. Zira son sözü direnenler söyler..
Fotoğraf internetten alıntıdır.

18 yorum:

  1. Size mesaj olarak ulaşabileceğim bir yer var mı ben bu tarz şiirsel yazılar yazıyorum da yaklaşık 300 tane var ve sizde anlıyonuz sizinle paylaşıp ilk başta fikrinizi almak isterim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette okurum mail adresim var ama açıktan yazmak istemedim o nedenle sana Google+dan ileti şeklinde yolladım.

      Sil
  2. Çerkes olduğum için hemen bu yayın ilgimi çekti :) Bloğunuzu tanıdığıma sevindim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) İlginizi çektiğine sevindim blogunuz var mı takibe alayım?

      Sil
    2. çok sevinirim ben de sizi takibe alıyorum :)

      canselkc.blogspot.com

      Sil
    3. Çoktan almışım takibe :D Blogda izleyici olamadım ama Google Plustan ekledim var mı blogunuzda takip et butonu oradan da ekleyeyim?

      Sil
    4. Ben de :) Evet artık var :)

      Sil
    5. Blogda izleyici ol butonunu göremiyorum ama ben mi beceriksizim ki? Google'la birleştirmiş olabilir misin? Oradaki takipçilerin olarak blogunda da görünüyoruz ya da friend connect butonu eklediysen linkini yollar mısın?

      Sil
    6. Sitemin alt kısmına baktığında görebilirsin canım :)

      Sil
    7. Artık takipçinim! :)

      Sil
  3. Notaların birleşimi sonucu ortaya koyduğun eser süper Dilek! helal sana ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok çok mutlu oldum bu yazımda yorumunu görünce! Ne kadar kıymetli bilsen :)

      Sil
  4. Dilek yavrum.Diğer yazından hareketle ilk yazını şu an okumuş bulunuyorum.Az bir duymuşluğum vardı,ama detaylarını bilmiyordum.Rahmetli ablam Lise tarih öğretmeniydi.Çok güzel özetler ve tüm sürgünleri katliamları anlatırdı.Çok üzüldüm inan.Bu tür acılar, kabulü güç miraslardır.Sadece o gün yurdundan edilmişleri değil,kaç nesili üzmeye kahretmeye devam eder.İşte benim yaradılışımıza kafayı takıp sayfalar dolusu yazmam,olanları hazmedememden kaynaklanıyor sanırım.Üzgünüm yavrum.Dedeciğine de neneciğine,tüm ülmüşlerinize de Allahtan rahmet diliyorum.Acını paylaşıyorum güzel kızım.İnşallah devam eden alçaklıklar son bulur da vatanımızda huzur içinde yaşarız.Sevgilerimle yavrum.Ailene saygı ve sevgilerimi ilet lütfen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablanıza rahmet diliyorum Ece Ablam. Ne kadar güzel söylemişsin, kabulü gerçekten zor miraslar bunlar.. Diliyorum ki, benden sonraki kuşağa da bizlerden miras kalmasın bu acılar... Haklısın insan hazmedeyemeyince bir şekilde ifade etmek istiyor bizler için o ifadenin en iyi biçimi yazmak.. Hep yaz lütfen ben çok severek takip ediyorum yazdıklarını..

      Çok çok teşekkür ederim. Bu fırsatla ben de rahmet göndermiş olayım yeniden. Annem, babam ve ben de sana çokça selam ve sevgilerimizi gönderiyor ve huzur içinde yaşama temennine katılıyoruz.

      Sil
  5. Annene ve babana teşekkürlerimi ilet canım.Yazmak çok sevdiğim bir uğraş.Sevgiler canım kızım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizden de sana çok teşekkürler acımızı paylaştığın için. Sevgi ve saygılarımızla Ece Ablam

      Sil

Yorum bırakanları sevdiğimi biliyorsunuz e hadi! :)