16 Nisan 2015 Perşembe

Nerede Doğduğuna Dikkat Et Çocuk! Doğduğun Coğrafya Alın Yazındır Senin..

Türkiye'de çocuk olmak keskin bir uçurumdur. Derin meseledir...


Hele ki, memleketin doğusunda ya da fakir bir ailede doğduysanız durum daha vahim.. Vay halinize..

Çünkü, Türkiye'de çocuk olmak eğer Doğu'luysanız terörist olmayacağınıza Batı'yı ikna ederek büyümeye çalışmaktır. Ya da fakir doğduysanız hırsız olmayacağınıza "diğerlerini" ikna ederek büyümek demektir.



Türkiye'de çocuk olmak "vatanın her köşesi bizimdir" deyip Doğu için kılını kıpırdatmayanların iki yüzlülüğüyle kırılmaktır biraz..

Türkiye'de çocuk olmak 30 adamın tecavüzüne uğrayıp "ama senin de sesin çıkmamış ki kızım hiç itiraz etmemişsin" diyen hakim amcana "ben 38 kiloyum hakim amca nasıl karşı koyayım" demektir.

13 yaşınıza geldiğinizde, sapık babanınızın cebinin para görmesi için bir kaç büyük başa ya da bir kaç binliğe,  yanınızdan geçse bakmaya içinizin kalktığı bir adama "eş" olmanız demektir..

Türkiye'de çocuk olmak, okula para yettiremediği için ayakkabı boyarken bir bayram günü tiril tiril kıyafetleriyle yaşıtlarınızın önünüzden geçmesi demektir..

Türkiye'de çocuk olmak, maddi durumu sizden iyi olan arkadaşınızın oyuncağına gözü kamaşmış halde bakınırken onun "eğitimli ebeveyni tarafından" sizden uzaklaştırılması demektir...

Türkiye'de çocuk olmak, annesine aşık komşu amcasının ya da daha vahimi babasının annesini gözünün önünde öldürülmesi demektir...

Türkiye'de çocuk olmak bir hamburgercide müşterinin pis artıklarını yediğiniz için dayak yemektir..

Türkiye'de çocuk olmak "eğitimde fırsat eşitliği" diye bağırınanların çocuklarının yurtdışında en iyi okullarda okuduğunu ama "eşitlik" algınızın aynı olmadığını görmektir bazen..

Türkiye'de çocuk olmak mendil satarken yanına gidip "abla bir tane alır mısın?" dediğiniz güzel kızın "git başımdan be pis dilenci" diyerek sizi aşağılamasıdır..

Türkiye'de çocuk olmak, anana babana biçilen kadere razı olmanın beklenmesidir biraz da.. Susarak ve itaatkar bir kabulleniştir usuldan usuldan..

Türkiye'de çocuk olmak zor hem de çok zordur .. Tıpkı kadın olmak ve hayvan olmak gibi.. Nerede doğduğuna dikkat et çocuk.. Doğduğun coğrafya alın yazındır aslında...


Fakat unutma, hiçbir alın yazısına ömür boyu verilmiş bir sözün yok senin...

44 yorum:

  1. Türkiye'de çocuk olmak, senin gibi, başına hiç bu haller gelmediği halde kalbi bu yöne atabilen yetişkinlerin varlığına sevinip geleceğe olan umutları saklamaktır aynı zamanda..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun umut oluşu bile geldiğimiz noktanın habercisi.. Çok ama çok teşekkürler yorumunla kıymetlendirdiğin için...

      Sil
  2. Böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek

    YanıtlaSil
  3. İbn-i haldun "coğrafya kaderdir" derken tam da bunu kastetmişti. Bu coğrafyada aldığım her nefesle bunu daha iyi idrak ediyorum. Doğu toplumlarının ve Türk toplumunun yapısını bilen biri olarak maalesef ben sizin kadar umutlu değilim. Sadece umuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz yine de umalım derim. İyilikten ümit kesilmemeli.

      Sil
  4. Aslında yazdığın sorunların çoğunun kaynağı eğitimsiz (okul eğitimini kastetmiyorum) yetişkinler veyaşadığımız ülke neresi olursa olsun çocukların bize emanet edildiğini unuttuğumuz sürece başarısız oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 17 ülkeye gittim inan çocuğun ev hayvanı kadar ilgi görmediği tek ülke bizimkiydi içlerinde.. Küçükken çok çeken bireylerin büyüyünce ezberlerinin bozulduğunu görmek dileğiyle...

      Sil
  5. Dünyanın her yerinde azınlık olmak sıkıntılı bir durumdur. Avrupa'da tüm İslam coğrafyası terörist olarak tanınması, asalak ve ikinci sınıf görülmesi sebebiyle önyargıyla yaklaşılan bir coğrafyadır. Bu yüzden burada sıkıntılı bir yaşam geçirse de bunalıp alıp başını Avrupa'ya gitse yine aynı ırkçılıkla aynı kendini size karşı kapatan dışlayan toplumla karşılaşacak biri olmaktır Türkiye'de çocuk olmak. Orada eğer ki faydanızı fazla fazla kanıtlarsanız anca bağırlarına basarlar aksi halde neonazilerin gözü üzerinizdedir. Tıpkı bizim bütün olumsuzlukları azınlığa yıkmamız gibi onlar da bütün bir arap-türk coğrafyası insanına yıkıyor şu günlerde. Bu da bizi kendi içimizde bir hapishaneye dönüştürüyor. Kaçış şansımız pek yok o yüzden ya biz bir şeyleri değiştireceğiz ya da susup onaylayacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurtdışında da yaşadım ama azınlık olduğumu hissetmediğim gibi el üstünde tutulduğumu da söyleyebilirim. Titrime binaen de değildi üstelik... Bazı şeyler çok ince bir çizgiyle ayrılıyor birbirinden bunun azınlık olmakla da ilgisi yok diye düşünüyorum.. Kökeninde geçmişin izleri ve bazı ezberler yatıyor en kısa zamanda bozulması gereken... Kaçışa atfen yazılan bir yazı değil bu.. O nedenle ben kendi çapımda onaylamadığıma dair ses vermek istedim...

      Sil
  6. Bu ülkede eşitlik göreceli bir kavram maalesef...herkese göre değişiyor...:((((( İnsan olmayı çok acil öğrenmemiz lazım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef.. İnsanlık şart ardından da empati..

      Sil
  7. Neden öyle olsun ki?
    Türkiye'de çocuk olmak çok kıymetlidir bazen.
    Ülkenin geri kalanı yokluk içinde kıvransa da gemiciklerle, yatçıklarla umarsızca yaşamaktır..
    Ülkenin %90ının adını dahi bilmediği yemeklerle büyümektir.
    Kendi adından önce alman gereken o pahalı botların adını öğrenmektir.
    Sefil çocukların yıpranmış okul haritasında bulamadıkları, adını söyleyemedikleri ülkere alışveriş için, eğitim için, gezmek-yaşamak için gitmektir.
    Ekmeğin kaç kuruş olduğunu, asgari ücreti, henüz yapılan seçimlerin ne seçimi olduğunu bilmeyi umursamayacak kadar bolluk içinde yaşamaktır.
    Yüreği kendinden zengin metroda terlikli kitap okuyan gençle dalga geçebilmektir bu ülkede çocuk olmak..
    Dİğer çocuklar oyuncak bir arabaya tav olurken, son model gerçek arabalara, özel uçaklara sahip olmaktır
    Genele göre az da olsa gelire göre çok olduklarından bir de bu çocuklar var..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :((( Bu aralar en sık tekrarladığım şey o motorun suda çıkardığı sesi "anlayamazsınız" diyen çocuğun varlığının gerçekliği :((( Hele o kitabı entele has bir şey sanan hanım kızım.. Trajedi diz boyu..

      Sil
    2. onlar çok mutlu ama.. dert yok tasa yok, para çok!
      mesela hatunun kendi yetmiyo kızını da ekrana çıkardı. bi "ann-na!" dedi 400.000 tl para almış kız.. ankara marinada kalıp okul okumak! bizim de anamız o olaydı demir ranzalı dikimevi atatürk devlet yurdunda kalmazdık heralde :)
      öyle ırak bir dünyada yaşıyorlar ki...

      Sil
    3. :D Ama senin annen değil de annan olsaydı emin ol şu an oturan bu karakterin de olmazdı canım benim. Allah dağına göre karı esirgemiyor... ;) Buarada sakıncası yoksa bana mail atar mısın merak ettim de seni ufaktan :D dilekce54@outlook.com

      Sil
    4. tamamdır ;)
      istemem öyle an-na!

      Sil
    5. Olmasın bence de! :D

      Sil
  8. Aynı coğrafya içinde güllük gülüstanlık yaşayanlar belki de bu yaşanannlara sebep olanlar var, alın yazısı heralde bilemiyorum ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alın yazısından ziyade ezber sanki.. Biraz da tölereye alışmak ve değişmek için bir şeye çabayı ağır saymak..

      Sil
  9. Çok duygulu bir yazı olmuş benim duygulu arkadaşım. Yüreğin çok güzel senin. Öpüyorum, sevgiler Dilekcim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel Nilgün Hocam benim. Ben de çok öperim sizi :)

      Sil
  10. Bu kadar mi güzel anlatılır kesinlikle çok guzel dile getirmiştim canim...
    2 hafta önce bir Doğu turuna katıldım ve orada bir çok çocukla tanıştım aynen dediginiz sırf orada dogduklari için sirtlarinda ağır bir yükle başlıyorlar hayata...
    Hep fazladan çabalamak zorundalar...
    Çok güzel bir post yazilarini zevkle okuyorum yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim çok mutlu oldum.

      Sil
  11. Evet maalesef öyle ama bizler inşallah yetiştireceğimiz nesil sayesinde bu makus kaderi değiştereceğiz canım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yürekten bir "inşallah" diyorum.

      Sil
  12. kime adil davranmış ki kader ? ülkemde eksik çok şey var , önce eğitim lakin bazen tek bir bölgeye de yıkılmaz bu işler , bazen her iki tarafında eksiklerini görmek lazım , ha dediklerininze sonuna kadar katılıyorum ama o doğu dediğiniz bölge içinde de o kadar anlamsız eşitsizlikler , var ki, neresinden tutarsanız tutun hep bir yanı elinizde kalıyor. doğu batı diye ayırmıyorum , hatta Türkiye için bile tek başına konuşmak yeterli değil , bütün dünya da ezilen hep gücü yetmeyenler olmuuyor mu , velev ki bir de haklı çıkmasalar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece Doğu'ya has bir şey değil kesinlikle hem fikirim. Ben tecrübelerime dayanarak yaşadıklarımdan çıkanları yazdım. Farklı ülkeleri de tecrübe etme şansı bulduğum için.. Şans diyorum zira bir "yabancı" olarak yaşadığım ülkelerde bile görmedim buradaki çarpıklıkları.. Özellikle de son iki haftadır Doğu'ya dair bir ayrımın tam içinde olduğum için yazma gereği hissettim. Konuşunca dinlenmez ama yazınca okunuyor....

      Sil
    2. daha doğuya giderseniz bu çarpıklıklardan çok daha fazlasını da görebilirsiniz zannımca , ha batıda da var bence yok değil, alın bugün Amerika için konuşalım buradaki ırkçılığın aynısı yok mu , fakir olanı , horlananı , dışlananı yok mu , fakat çoğunluk değiller , bizde tam tersi aslında azınlık diyoruz ama hiç te azımsanmayacak sayıda o ezilenler, çocuk gelinler, ölenler , tecavüz edilenler ailesi tarafından ya da dışarıdan yargılananlar :( ne yazık , lakin dediğim gibi evet belki siz tecrübeleriniz dahilinde konuşuyorsunuz lakin bizde çok olan şey onlarda yok değil fakat yanlışın çoğu azı yok , yanlış bana göre sadece YANLIŞ

      Sil
    3. Eylem Hanım öncelikle şunu söylemek isterim, bu yazı "Doğu-Batı" olarak ayrılarak yazılmadı Türkiye'nin geneline dair gözlemlerimden yola çıktım. Ben de ülkede azınlığım aslen Çerkes'im yani Doğu'ya gitmeme gerek yok azınlıklara alınan tavrı görmek için. Aslen Siyasetbilimciyim konu üzerine tezim var ve projelerde bulundum yurtdışında. Hepsini süzerek düşündüm böyle bir şey çıktı ortaya.. Bu açıklamayı şahsınıza yapmıyorum yeri gelmişken ilk yorumlarda da bu algı vardı ona dair yazma gereği hissettim. Sizinle zaten aynı fikirleri paylaşıyoruz. Azı çoğu yoktur bazı şeylerin ve yanlış her yerde yanlıştır aslında.. Ama biz Türkiye'de çocuğa, kadına ve hatta hayvana dair haddi fazlaca ve göstere göstere aşıyoruz. Diğerleriyle aramızdaki fark bu bence. Bizde hatayı kabul kültürü yok üstelik yeni de değil ülke kuruldu kurulalı böyle. Sizin, benim, diğerlerinin yetiştireceği çocuklar bu ezberi bozacaklar diliyorum.......

      Sil
    4. Yazınızdan algılananın bu olması doğal çünkü 2. satırınızda "hele ki doğuda doğmuşsanız" demişsiniz, hatta bir iki cümlede daha kullanmışsınız bu ifadeyi. Ha dediğiniz gibi yazdıklarınıza karşı değil yorumlarım lakin ifadelerinizde diğer ülkelerde (en azından gördüklerinizde) hiç yok deyişiniz üzerine yazıyorum bunları sadece ...var yani , yok değil ama az ama çok, var . Bu ülke kuruldu kurulalı değil ki bu adaletsizlik , bu eşitsizlik ayrıca , dünyada böyle , şimdi ben size taaa habil kabil hikayesinden tutar , dünya savaşlarına kadar bir sürü şey yazarım ama sizin akademik kariyeriniz karşısında yetersiz kalmaktan, anlatamamaktan korkarım. Demem o ki ülkedeki eğitimsizlik , kalite , kültür, birikim yerlerde bunun ben de farkındayım ve bunun tek müsebbibi de bu ülkede yaşayanlar , o kadar mücadele edilmiş ki , o kadar uğraşılmış ki bir şeyler olsun bu milletten diye , ne ki elimizde kalanların çoğu yazdıklarınız gibi , işte sizin yetiştirdikleriniz , benim yetiştirdiklerim bu gün kabul görmüyor bu ülkede , arkadaşları arasında kavga etmeyi öğretmediğimiz , en azından sana vurana sen de vur demediğimiz için, sakın alay etme üzülür diye büyüttüğümüz için , aman erkek adamsın , sen iş yapmazsın arada karını hırpalamak , ondan iş beklemek , her türlü eziyeti etmek erkekliğin şanındandır demediğimiz için. Aslında ben hep şunu söylüyorum , kadınları eğitemediğimiz müddetçe , işte sokaktaki teyzeden tutun , iş hayatının çekişmeleri için hemcinsinin canına okuyana kadar , onların yetiştirdikleri erkeklerden ancak bu kadarını alabiliyoruz . Tekrar söylüyorum yazdıklarınıza katılıyorum , sizi eleştirmek falan da değil maksadım . Nasıl ki siz konuşamadığınız , anlatamadığınız için yazdığınızı söylüyorsunuz , ben de anlamaya çalıştığımı belirtmek için yazıyorum yorumlarımı.

      Sil
    5. Eylem Hanım ben sizi anlıyorum zaten. Sadece farklı cümlelerin dizaynına gidişimizden mütevellit sözün özünde buluşmamız geç oldu. Dediklerinize katılmakla birlikte, ne Ortadoğu'yu muhatap alalım derim ne de edepli insan yetiştirmekten geri duralım. Odakta "kendimizden yana" olan varsa.. Ben blogunuzdan sizin çizginizi zaten biliyorum hiç şüpheniz olmasın yanlış anlamadım sizi. Ve bu yazıdaki o "hele ki" öyle zaten ama "hele ki" böyle adına yazılmıştır. Lütfen ne benim akademik kariyerim beni sizden bir şey öğrenmekten alıkoyabilir ne de başka bir durum. Bu yazı siyasetten bağımsız yazıldı o nedenle böyle algılanmasını biraz tuhaf karşıladım hepsi o. Size atfen değil bu genele dair... Size ve oğlunuza sevgiler gönderiyorum. Ve her ikinizi de öpüyorum :)

      Sil
    6. sevgiler karşılıklı , bu aralar benim hassasiyetim de bu yöndeydi herhalde , diretmem belki de ondan . Belki beni anlayacak nadir insanlardan biri oluşunuzdan anlatma çabalarım , çırpınışlarım. Tek isteğim insanın insana değer vermesi , sen şusun busun etiketinden kurtulmak ya da insan muamelesi görmek bu kadar mı zor , kadınsın , kızsın , erkeksin , çocuksun , hayvansın yaftası gerçekten acıtıyor artık , insan muamelesini özler olduk neredeyse. Siyasete dair konuşmaktan imtina eden biriyim ben de , fakat bazen o kadar ümitsizliğe kapılıyorum ki ...İstemeden kırdımsa affola...saygılar...

      Sil
    7. Hayır lütfen gece gece ben de ne yazacağımı şaşırdım sizi severek takip ediyorum çünkü. Saygısızlık etmeden kendimi nasıl ortaya koyarım çabasındaydım ben de uzunca yazdım. Çok doğru belli kategorilerle yaşamak zorunda kalmak acı verici.. Blogda siyaset konuşmak istemem ama bu yazının talihsizliği oldu yanlış anlaşılması (ki söylediğim gibi size atfen değil bu genele dair). Saygılar da sevgiler de benden size. Her zaman yorumlarınızla desteğinizi bekliyorum.

      Sil
  13. Maillerden gördüm son yazışmaları da eklemek isterim bu yazı kesinlikle Doğu Batı ayrımı çıkarmamış "çocuk" odaklı olmuş eline sağlık!!! Kıyaslandığımız aldığımız ülkelerin de Ortadoğu olması trajedinin boyutuna ışık tutmuş! Dilek cidden anne olmadan bunları siyasetten bağımsız hissedebilmen çocuklarımı emanet edeceğim ellerin az da olsa hala güzel olduğunu gösteriyor.. Gurur duyuyorum dilerim üniversite öğreniminde karşılarına çıkarsın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben siyasi yazılar yazmadığım için mümkün mertebe uzak duruyorum yorum kısmında da siyasi kimlikle yazmaktan.. Aldığım eğitimin laneti sanırım şeffaf olup bazı şeyleri sansürsüz söylemek.. Büyük onur duydum! Evlatlarını bırakabileceğin çok güzel akademisyenlerimiz var hiç merak etme. Harika öğretmenlerimiz de var. Her çocuk okusun yeter ki! Ben o Ortadoğu kıyasına hiç girme taraftarı değilim ne yazık ki ülkemiz hep daha iyiye gitsin.. Ve son kez belirteyim bu blog siyasi konuşmalara açık bir blog değildir benim şahsi düşüncelerimi içeren yazılar mevcuttur.

      Sil
  14. Yüreğine sağlık canım benim, yine inceden inceden dokunmuşsun.. <3 Aslında bazı şeyler kökten sıkıntılı, çoook daha şey var bu konu hakkında söylemek istediğim siyasi içeriği bol olan ama hiç oraya inmeden, evet çocuklar masum ve bu zamanda çocuk olmak herşeyden çok daha zor ne yazık ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle aslında söylenecek çok şey var bir yerde dili de bağlanıyor insanın.. Çocuk olmak ah çocuk olmak...

      Sil
  15. Bazen de "nerede doğduğuna değil; kimin çocuğu olduğuna dikkat et çocuk" diyesim geliyor benim...

    YanıtlaSil
  16. Sen ne güzel çocuk olmuşsun be Dilek, ne güzel anlatmışsın en acı çocukluk deneyimlerini o gözlerden... Sen bu değerli yazılarını mutlaka derle toparla, bastır bir gün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış anlamışsın ben bu çocukların hiçbiri değildim. Bilakis ailemin durumu bu çocukların asla erişemeyeceği imkanlar sağladı bana.. Ama evet güzel çocuktum zira böyle arkadaşlarım oldu ve empati kurabildim onlarla.. Ailemin beni yetiştirirken aşıladığı en büyük servet de buydu bana..

      Sil
  17. Canım bence sen yanlış anlamışsın. O anlattığın çocuklukları sen yaşamışsın demedim, senin yaşamadığın belli zaten. Onların gözünden ne güzel anlatmışsın dedim. Empatiden bahsettim anlayacağın... Öyle bir çocukluk yaşaman da kötü bişey olmazdı zaten, yanlış anlaşılacak yanlış bir durum değil ki zaten...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci kez okuduğumda farkettim yanlış anladığımı :/ Sabah mahmurluğu lütfen mazur gör çok utandım ya ama bu yazı vaktiyle o kadar tartışıldı ki kendi Facebook hesabımda da yayınladığım için. Hep bir karşı atak halindeyim. Buarada asla ve asla fakir bir çocukluk geçirmek yanlış anlaşılacak bir durum olmazdı bilakis gururla anlatırdım.... Lütfen kusura bakma tekrar..

      Sil

Yorum bırakanları sevdiğimi biliyorsunuz e hadi! :)